Foto Galeri / Yorum
2019-03-20 09:38:52

Western filmlerinde beyaz adamın genel ırkçı tavrının yanında ve hatta daha çok Kızılderililerin uğradığı haksızlıklar görülebilir.

  • Toprağı, doğal hayatı, besin kaynakları elinden alınmış insanlar, 
  • beyaz adamın keyfi zulmüne de maruz kalır, hükümetinin bilinçli planlı örgütlü yok etme politikasının yanı başında… 
  • Her yerde, her zaman öldürülür yerli adam. “En iyi Kızılderili ölü Kızılderili.” lafı o politikanın eseridir. 
  • Nefsi müdafaaları ise vahşilik, barbarlık olarak nitelendirilir. 
  • Oysa onlar bir şekilde öğrendiklerini uyguluyorlardır. Örneğin kafa derisi yüzmek İspanyol işgalcilerin Kızılderililere yaptıkları bir işkencedir. 
  • Yerliler de bunu misilleme olarak yapmışlardır. 
  • Bir alay cani, Kızılderili katili daha sonra ulusal kahraman olarak Amerikan tarihine de geçmiştir. 
  • Örneğin General Custer böyle bir “katil kahramandır”.

Fakat dediğim gibi filmlerde Kızılderililere aslında haksızlık yapıldığı teması sıkça görülür. Bu filmleri iyi niyetli bağımsız sinemacılar da yapıyordur, ABD hükümet politikaları doğrultusunda iş yapan sinemacılar da. Bilinçli eylemler yani. Bakın biz ne kadar ileri demokratız, özeleştirimizi de yaparız boyaması.

Biliyorsunuz bizde de öyle yönetmenler var…

  • Evet, özürler diliyorlar Kızılderililerden o filmlerle beyaz beyaz adamlar. 
  • Fakat dönüp baktığınızda geriye hiçbir şeyleri kalmamış bir ulus sonrası görülür. 
  • Beyaz odamın o özrü de yine siyasi bir manevra olmaktan öteye gitmez.
Peki Kızılderili adam ne diyor?
  • Benden özür filan dileme; 
  • verebiliyorsan tarihimi, 
  • kültürümü, 
  • topraklarımı, 
  • Ulu Manitunun yeşil çayırlarını, 
  • Buffalolarımı, 
  • mutlu zamanlarımı, 
  • güzel insanlarımı geri ver 
  • yoksa bas git!... 
  • diyor...
Yazar: Editor
2019-03-19 07:29:38

Dünya tarihinde çeşitli şiddet eylemleri var.

Katliamlar, soykırımlar.

Bunlar insanlığa karşı işlenmiş suçlar.

Herhangi bir ülkenin herhangi bir partisini hedef alan saldırılar değil.

  • Bu yüzden kendini bir cinnetin, 
  • ırkçı nefretin ve katliamın mağduru gibi gösterip 
  • buradan seçim malzemesi çıkarmak 
  • epeyce 
  • garip 
  • ve
  • acıklı
  • ve
  • ayıp
  • oluyor.  
Yazar: Editor
2019-03-18 04:47:16

Hocamızın ufku bu kadar.

Sitem etmeye gerek yok.

Ve bu arada gerçekçi.

O da biliyor bu kadronun 9 maçta en fazla 6 puanlık bir hedefinin olabileceğini.

Yeni hedefi de 8 maçta 6 puan. 

Malzeme bu! 

Hem, Beyefendinin Adanaspora dair heybeti artık bu kadar. 

Adanasporlulukları bu kadar:

Kaderine razı, yetersiz, hevesini ve heyecanını kaybetmiş, memur zihniyetli... 

Bunca yıldan bize kalan, karizması yerle bir edilmiş Adanaspor.

Adem Atılganın niyetini gerçekleştiren bir başkan ve nöbetçi hocası ve kurduğu kadro ve saire... 

Yazar: Editor
2019-03-16 15:27:09

İlk yarıdaki Gençlerbirliği maçı öncesinde sekiz maçta sekiz galibiyet alan rakibine karşı çıkışa geçen bir Adanaspor vardı. Dirençli bir futbol oynayıp iyi savunma ile puanı çıkarmayı da başarmıştık. 

Gençlerbirliği şu anda ilk yarıdaki performansından epey geride. Arka arkaya mağlubiyetlerin ardından yeniden puan almaya başladılar ancak kötü futbolları sürüyor. Kalecileri Emrullah yıldızlaşmasaydı geçen haftayı yüksek ihtimalle mağlubiyetle kapatırlardı.

Bekleri fazlası ile öne çıkarıp rakibi tamamen baskı altına alarak oynamaya çalışıyorlar. Ancak gerek Ahmet Oğuz ve Alperin formsuzluğu gerek verim alınamayan kanat oyuncularının ısrarla tercih edilmesi verimi düşüren ve puan kayıplarına neden olan sebepler.

İlk yarıdaki Adanaspor, bu şartlar altındaki rakipten puan alabilirdi ancak mevcut şartlarda beklentim zayıf. 

Beğenirsiniz beğenmezsiniz, tercihlerini eleştirebilirsiniz ancak Coşkun Demirbakan takımın mücadele gücünü yüksek tutuyordu. Neredeyse her maçtan önce takımı kampa alıyordu ve oyuncuların konsantrasyonunu arttırıyordu. Maçta ise elinden geleni yapan bir oyuncu grubu görüyorduk. Kötü oynasalar bile en azından bunu görüyorduk. 

Son iki haftada ise konsantre olmakta zorlanan bir Adanaspor var. Önce felaket bir ilk yarıdan sonra bir puana razı olunan bir Giresunspor maçı. Sonrasında Balıkesirspor mağlubiyeti...

Ayrıca kalan 27 puanın sadece altısını alıp ligde kalırız hesapları... Muhtemelen Gençlerbirliği maçına da 0 puanı yazmışlardır peşin peşin...

Umarım yanılırım, yarın da Adanaspor sürpriz bir galibiyete imza atar.

Halit Gürer

Yazar: Editor
2019-03-15 16:28:13

Yok sayarak

Ve içine ırkçılığı da yerleştirerek

Bir katliam daha...  

Zorbalık hüküm sürüyor

Yeni Zelandada da.

Kahrolun

Kendi nefretiniz içinde. 

Yazar: Editor
2019-03-14 04:30:00

Dünyadaki tek ülke gibi davranmak bir iç politika taktiği olabilir.

Bir köyün, komşu ve başka köyleri yok sayması gibi bir şey. 

Her şeyi kendinden ibaret zannetmek...

Problem...

Asıl problem,

Bunun bir gerçek olduğunu kabul edip yaşamak. 

Gerçekliğin yani kurgunun, gerçeği yani hakikati işgal etmesi... 

Yaşadıklarımız ve tanık olduklarımız, komple olarak,

Bir kurgunun kaldırabileceği vakalar zinciri.

Hakikat, buna çok dayanamaz... herhalde.

Herhalde diyorum, çünkü durumu bu haliyle, muktedir egemenliğindeki bir zihniyet sarmalında idrak etmek pek zor oluyor.

Yani diyorum ki,

Nasıl oluyor da düşük profil ve yüzlerce mesele koca bir camiada mesele olmuyor?

Nedir? 

İnandı da mı razı oldu?

Razı oldu da mı inandı?

Ya da ne bileyim?

Bırak rahvan gitsin.

Ve kahrolsun lümpenleşme. 

Eric Cantona 

Yazar: Editor
2019-03-11 13:29:17
  • Bu sezonki birçok Adanaspor maçında olduğu gibi yine tatsız, tuzsuz, kuru mücadeleden ibaret bir maç oldu. 
  • Kuru mücadelenin dozu bu hafta biraz az olunca da mağlubiyetle kapattık maçı. 
  • Rakibin bariz bir üstünlüğü yoktu, maçı domine edemediler, Velinin kafası direğe takılmasa, Robert maçın başında o golü atsa vs. şeklinde bahaneler üretilebilir. 
  • Ama sıkıntı şu ki Adanaspor kadrosundaki bazı isimler fazlasıyla yetersiz ve Karabükspor maçını çıkarırsak sert bir fikstür de bizleri bekliyor. 
  • Yan pas yapıp rakip kaleye gidemeden kaç puan çıkarırız bilemiyorum. 
  • Tek beklentim kalan dokuz maçtan en az yedi puan çıkaralım ki ligde kalalım. 
  • Büyük bir aksilik olmazsa da Adanaspor o yedi puanı alır. 
  • Alır almasına ama ya sonra ne olacak? Doğanay ve Bumba ayarında oyuncularla mı devam edilecek yoksa onları gönderip yerlerine daha da kötüleri mi alınacak?
  • Ne yeni sezona ne de sonraki sezonlara dair umut besleyebilen bir kişi kaldı mı? 
  • Hatta yönetimdekilerin kendilerinden umudu kaldı mı acaba? 
  • Ciddi ciddi devir işini bir düşününüz. Madem Adanaspor size büyük bir külfet, samimi bir şekilde talip arayınız. 
  • Zira şu saatten sonra kimsenin yeni bahaneler duymaya ve yeni beceriksizler görmeye tahammülü kalmadı.
Halit Gürer
Yazar: Editor
2019-03-09 10:38:33

Rakip Balıkesirspor bulunduğu konum itibarı ile ligin en rahat takımı denebilir.

Altıncı sıra ile dokuz, düşme potasıyla on puanlık fark var. 

Genel anlamda ayağa iyi pas yapan ve kanatları iyi kullanan bir ekip oldukları söylenebilir.

Ancak Nizamettinin cezalı olması aynı şekilde topa sahip olmalarına engel olacaktır şüphesiz.

İçeride oynadıkları son dört maçı kazansalar da bu maçların üçünün ligin zayıf takımlarına karşı olduklarını belirtelim. 

Üretkenlik konusunda büyük sıkıntı yaşıyorlar.

Bulundukları konuma rağmen Karabükspor ve Giresunspordan sonra ligin en az gol atan takımı.

Bunda en büyük etken transfer yasaklarının olmasından dolayı 13-14 kişilik dar bir kadrolarının olması ve kadrodaki tek golcüleri Beleckin ligde sadece bir (1) gölünün olması.

İlk maçta fizik güçleri birbirine denk Veli-Beleck eşleşmesinin galibi Veli olmuştu.

Dileriz yine aynısı olur.

Diğer hücum elemanları Foxi, Sedat ve Otoonun ise çok istikrarsız performanslar gösterdiğini belirtelim. 

Giresunspor maçının ilk yarısındaki gibi basit hatalar peşi sıra gelmezse gol yenmeden dönülebilecek bir deplasman.

Her şey yine Adanasporlu futbolcuların konsantrasyonuna bağlı...

Rakip savunmayı kanatlardan delmeye çalıştıkları için bekler de fazlasıyla öne çıkıyor ve dolayısıyla geriye dönüşlerde sıkıntı yaşıyorlar.

İlk maçta Gökhan bunu fırsata çevirmiş ve iki gol artırmıştı.

Bu maçta da en büyük fırsatlar yine bu kontralardan gelecektir. Şans Adanasporla olsun.

Halit Gürer

Yazar: Editor
2019-03-08 04:53:54

Basından

Flormar işçilerine, “Kaymakamlığın emri var, fabrika önünde direnmenize yasak getirildi. Bundan sonra fabrikanın karşı tarafında eylemlerinize devam edecekseniz” dendi.

Bu yasağa tepki göstererek açıklamada bulunan işçi kadınlar,

“Biz Flormara karşı direniyoruz. Bizim direniş alanımız bu kaldırım değil.

Kaymakam neyi gözeterek bu yasağı getiriyor? Güneşi görme hakkımızı neye göre elimizden alıyor? Flormar patronu güneşi de mi satın aldı?

Biz Flormardan hakkımızı istiyoruz. Flormar önünde direniyoruz.

Buradan tüm işçi arkadaşlarımıza sesleniyoruz.

Gün geçtikte burada direnmek zorlaştı, her şeyi yasaklıyorlar.

Güneşi bile yasakladılar”

dedi.

Yazar: Editor
2019-03-08 04:47:32

"Osmanlı Devleti, kadın işçi eylemleriyle bundan biraz daha önce 1839da tanışır. Bugün Bulgaristan sınırları içinde bulunan Plevnede fabrikada çalışan bir grup kadın işçi, kendi görevlerini yapacak ve işsiz kalmalarına sebep olacak olan makinelerin fabrikada kullanılmasına karşı isyan ederler.

Makineleşmeye karşı eylem hareketlerini 1851 yılında, yine bugün Bulgaristan sınırlarında bulunan Samarkovda bir tekstil fabrikasında gerçekleştirilen başka bir kadın işçi eylemi takip eder.

Nihayetinde her ne kadar klasik tarih anlatıcılığı Osmanlıdaki bütün kadınları çalışma hayatından tümüyle soyutlanmış varlıklar olarak tanımlasa da, görüldüğü gibi Osmanlıda kadın emek tarihi bir hayli eskilere dayanır."

Kaynak: Merve Küçüksarp

Yazının tamamı için tıklayınız. 

Yazar: Editor