Foto Galeri / Yorum
2018-12-10 13:17:17

Çünkü onlar çok koşuyorlar.

Koşarken ritimlerini bozmuyorlar.

Ama rakibin ritmini bozuyorlar, can sıkıyorlar, keyif kaçırıyorlar.

Tam disiplinle oynuyorlar, zannedersiniz ki Nazi ordusu.

Pirana balığı gibi ısırıyorlar, hatta koparıyorlar.

Onlarla mücadele etmek kirpi ile futbol oynamaya benziyor, zararlı çıkıyorsun.

Hakemlerin çoğu, TVlerin hepsi, kamuoyu onlara popülist, çoğunlukçu bir sempatiyle bakıyor.

Bu avantajı kullanıyorlar.

Galiba bir ben onlardan hiç hazzetmiyorum.

Pozisyon oluşturma konusunda yaratıcı değiller.

Ama rakibi hata yapmaya zorluyorlar ve o hatayı asla affetmiyorlar.

Aldıkları dört galibiyetin üçü rakip hatası sonucunda geldi.

Karabükü güçleriyle yendiler.

Ama Osmanlıyı, İstanbulu ve en son Altayı bu rakiplerin bariz ve salakça hataları ve laubalilikleri sonucunda yendiler.

Örneğin Balıkesir ve Ümraniye beraberliği de her iki takımın gayri ciddi tavırları yüzünden geldi.

Öne geçince de skoru korumak için olabildiğince çirkinleşiyorlar.

Ama ne yaptığını bilen, kendi taktiğini uygulayan takımlar karşısında da darmadağın oluyorlar, sadece bu anlarda onlara sempati duyuyorum.

Yoksa vaktiyle siyasi kollanmanın ve onca parayı hunharca akıtmanın bedelini amatöre bile düşerek ödesinler düşüncesini gönül rahatlığıyla paylaşıyorum. Umurumda olmaz.

Peki, biz ne yapacağız?

Hiçbir şey    y a p a m a y a c a ğ ı z.

Orta sahayı engelsiz geçip kanatlarımızdan ceza sahamıza inecekler, Altınordunun yaptığının benzerini veya fazlasını yapacaklar ve Eskişehir ilk deplasman galibiyetini ilk yarının son deplasmanında, bizden alacak.

Bunu Gençler veya derbi maçları için demedim.

Ama şimdi diyorum, bu Adanaspor şu Eskişehiri yensin, sezon sonuna kadar bizim topçular için olumsuz tek laf etmeyeceğim.

Böyleyken böyle Güzel Yurdum Adanasporum!

Yazar: Editor
2018-12-10 04:17:04

Coşkun Demirbakanın geldiği günden beri en kötü Adanasporu izledik.

İşin teknik taktik kısmı bir yana, mücadele gücünün epey düşük olması en fazla düşündüren ve üzen nokta.

Zira kadro kalitesi lig ortalamasının altında olan ve fazla da alternatifi olmayan bir takımın mücadele gücünün az olma şansı yok.

 Olduğu takdirde de mağlubiyet dışında bir ihtimal yok. 

Hoca değişikliğinden sonra en fazla puan toplayan 7. takım olduysa Adanaspor, bunu rakiplerinden daha arzulu olmasına borçluydu. 

Gelecek hafta kadroda katkısı az olan isimlerin kızağa çekilme vaktinin geldiğini düşünüyorum.

Veli-Onur ikilisi başarılı olsa da sağ bekte Berkan kaynaklı yaşanan sıkıntı sebebiyle Dinizin yeniden şans bulması gerekiyor.

Digao hazır olana kadar da sağ bekte Onur Akbay yine faydalı olacaktır.

Aynı şekilde Konenin de kulübenin yolunu tutmasını bekliyorum.

Sezon başından beri bulduğu şansları iyi değerlendiremedi ve bence Robert daha az süre bulmasına rağmen ondan daha iyi işler yaptı. 

Eminiz Coşkun Hoca da her şeyin farkındadır ve imkanları dâhilinde en iyisini yapacaktır.

Halit Gürer

Yazar: Editor
2018-12-09 12:37:15

Dışarıdan "harika" bir imajı olan ancak gün geçtikçe farklı rezilliklerine tanık olduğumuz Altınordu hakkında konuşmazsak olmaz. Yerli oyuncu oynatıyor ve yetiştiriyor diye "sevimli" olma çabası dışında başka hiçbir şey ile ilgilenmeyen bu kulübe daha yakından baktığımızda görüyoruz gerçek yüzlerini. Genç oyuncu yetiştirme ve oynatma misyonu olan takımın kadrosunun otuz yaş üstü yerliler ve gurbetçilerden oluştuğunu mesela...


O gurbetçilerden bir tanesinin -adını bile anmaya gerek duymuyoruz- Hakana aldırdığı kırmızı kart ile ne kadar büyük profesyoneller (!) olduklarını bir kez daha gördük. Geçen sezon ise hala kadrolarında bulunan bir başka büyük profesyonel futbolcuları da Bahattin ile itişirken yüzünü tutarak yere atlamış ve ona da kırmızı kart göstermişti hakem... İyi birey değil iyi aktör yetiştiriyorlar...

İşin Adanaspordan bağımsız kısmında, yine bu sezon içerisinde, eski takımına gol atan bir başka büyük profesyonel deplasman tribününündeki Denizlispor taraftarının önüne koşup, orada sevinip, hem sahayı hem tribünleri karıştırmıştı.

Futbolcuların kendi yanlışları diye düşünüyor ve kulübe mal edilemez diyorsanız biraz da başkanlarının yaptıklarına gelelim. 16 yaşındaki Altaylı futbolcuyu tokatlamasını, özel bir turnuvada ufak çocukları ağlatmasını da konuşabiliriz. Geçen sezon son iki haftaya Play-Off potasında girmelerine rağmen, "Süper Lige çıkmak istemiyoruz." demesini ve kritik noktadaki iki rakibine direnmeden mağlup olmalarını ve hem ligden düşecek hem de üst lige yükselecek takımların kaderleri ile nasıl oynadıklarını da konuşabiliriz...

İyi birey, iyi futbolcu, iyi vatandaş mottosu ise sadece yapacakları ticarete dair güzel bir pazarlama sözü sadece... 

Halit Gürer 

Yazar: Editor
2018-12-09 10:17:14

Gaz bitti, futbolun ve futbolcularımızın gerçeklerini verelim.

Takımın ne halde olduğunu en çok Coşkun Demirbakan biliyordur. 

Bu yüzden bendekiler en iyileri deyip duruyor. 

Futbolu ve futbolcu bilen Coşkun Hocanın bu lafları örneğin E. K. için söylemesi akıl dışı ama tabi bir umutla sahaya onu sürmesi daha da akıl dışı. 

Halimiz bu işte. Bizi kendimizle çelişmeye mecbur ediyor. 

Sayın Hocam,

Beyfendinin tuzağına düşmeyin, bazı antrenman hunilerine razı olmayın. 

Futbolcu isteyin ve aldırın. 

Yoksa bu başkan sizin de kariyerinizi bitirecek. 

İyi niyetinizin kurbanı olmayın. 

Bir kaderiniz değil de istikbaliniz olsun istiyorsanız  bu vasatlığa boyun eğmeyin. 

Huni olarak kalmak isteyeni değil, futbolcu isteyin.  

Bir B. A.  kurnazlığı, bir E. K. vs...  yeteneksizliği sizin kariyerinizin kusuru olmasın. 

Yazar: Editor
2018-12-07 13:14:24
Eğer yine mahşerin 4 atlısı ile çıkarsak arzuladığımız o üç puanı alamayız,  (Bumba-Gokhan-Kone-Robert) bu yapılanmanın riskli olduğunu düşünüyorum. 
Çünkü, 
oyun ortasahalarda kazanılıyor. 
Ve günümüzde futbol böyle oynanıyor. 
Hoca 4 forvet karakterli adam ile oynamaya çalışıyor. 
Adamlar sorun değil, 
Yerleri sorun. 
Hem Gökhan
hem Bumba
hem Kone
hem Robert
Hiçbiri  
Adam kovalamıyor
ve karşı yarı sahada kalıyorlar. 
Böylece her rakip soluğu bizim ceza sahasında alıyor.  
bunu Hoca da biliyor
ama galiba bir umutla o riski almak istiyor. 
4 tane Nduka olsa
kimse 4 Ndukayı neden oynattın demez
diyemez. 
bizdekilerin yapıları kurgulanan oyuna uygun değil. 
ve onlara uygun format bulup
bu şekilde oynamak zorundayız.
Takımın gerçeği  ortada.
 
Ahmet Gültekin  
Yazar: Editor
2018-12-07 08:19:00

Son haftalarda kaybedilmese de galibiyet gelmediği için sıralamada yavaş yavaş aşağı basamaklara doğru düşülüyor.

Ufak çaplı eleştiriler de beraberinde geliyor.

Her şeye rağmen Adanasporlu futbolcuların ve Coşkun Demirbakanın en iyisi için çabaladığını ve takımı iyi bir noktaya getirdiklerini düşünüyorum.

Coşkun Demirbakanın geldiği 7. haftadan itibaren puanları dağıtırsak aşağıdaki tablo ortaya çıkıyor.

1.Denizlispor 19

2.Gazişehir 17

3.Gençlerbirliği 16

4.Altınordu 16

5.Ümraniyespor 15

6.Osmanlıspor 14

7.Adanaspor 13

8.Hatayspor 13

9.İstanbulspor 11

10.Balıkesirspor 11

11.Demirspor 10

12.Boluspor 10

13.Elazığspor 8

14.Eskişehirspor 7

15.Afyonspor 7

16.Altay 7

17.Giresunspor 5

18.Karabükspor 0

Görüldüğü gibi ligde, belirtilen aralıkta, en fazla puan toplayan yedinci takım Adanaspor.

Bu dönemde; sakat oyuncu fazlalığı, hazır olmayan futbolcuların yavaş yavaş istenen seviyeye gelme sürecini ve hatta hala hazır duruma gelemeyen oyuncuları da hesaba katmak gerekiyor.

Zorlu derbiyi, ağır zeminde oynanan Hatay maçını ve hiç puan kaybetmeyen Gençlerbirliği deplasmanından alınan beraberliği de...

Son sekiz haftanın liderine karşı onca eksikle çıkılan maçta tek mağlubiyetini almış bir Adanaspor...

Futbolcuların özverilerine ve gayretlerine hiçbir sözüm yok ancak biraz daha kaliteli ayaklara sahip olunsaydı çok daha iyi bir tablo da olabilirdi önümüzde.

Yarınki Altınordu mücadelesinde yine her şeyini veren ve kendini adayan bir Adanaspor göreceğiz, şüphe yok.

Dileğimiz bu kez gösterilen çabanın beraberinde galibiyeti de getirmesi...

Halit Gürer

Yazar: Editor
2018-12-06 12:13:51

Sezonu kurtaran bazen bir goldür, bazen bir tebessümdür, bazen bir slogandır, bazen bir pozisyondur, bazen herhangi bir şeydir, önemsiz gibi görünen bir şeydir.

Bazen bunların toplamıdır ki o zaman sportif başarı da geliyor.

Bu sezonu ne kurtardı?

Yakınlaşma ve sevgi.

Evet!

Çok basit iki kavram.

Basit çünkü hayatın yapı taşlarından iki unsur bunlar. Hele konumuz futbolsa en çok ihtiyacımız olan iki şeydir ki biz bunları -çelişkileriyle de- an an yaşarız.

Sevdiğimize kızarız, kızdığımızı severiz.

Futbol bu. Felsefeyi de hiç kaldırmaz. Galiba Mustafa Reşit Hocanın görece düşüşü de bu yüzden oldu.

Yalınlık en iyisidir.

Nedir? Coşkun Hoca meseleyi en yalın bir şekilde ele almaya çalışırken aslında karmaşıklaştırıyor da bazı tercihleriyle.

Analiz konusunda yalın ve net. Destekliyorum. En önemlisi pratik çözümlerdir. Maç oynanırken doğru analiz ve isabetli müdahale... Karmaşıklaştırmayı da bence kendi kendine yapıyor hocamız; Robert ile Konenin aynı anda sahada olması bizi analiz fukarası gibi gösteriyor. Bir tek maçta işe yaradı birliktelikleri, o da Gökhan sayesinde oldu.

Kapitalizmin arz talep girdabına soktuğu veri ve kullanımı çoğu zaman işin edebiyatı olarak karşımıza çıkar. Tabi ki bilim reddedilemez ve fakat meselemiz hala futbol, belki de en hödük spor; uzay gemisi üretimini tartışmıyoruz.

Ama veri filan deyince de karın ağrısı Ersun Yanal falan aklıma geliyor ki kendisinden gram hazzetmem, önceki sezonda oynadığımız Trabzonspor-Adanaspor maçını da unutmuş değiliz, o maçtaki basitliği o Ersun Yanal denen TD artığının…

İlla da verilerle bakacaksak -derim ki- Marksist açıya oturtalım o bakışı, o zaman bir anlamı ve işlevi böylece diyalektik bir sonucu olur konunun, yani o zaman toplumsal anlamda da doğru düzgün bir iş yapmış oluruz.

Neticede şu futbol; bu ekonomik koşullarda -ve ülke futbolu muktedirin futbolu olmuş iken sermayesi ve yönetimi ve pazarlanması satışı yayını ve birçok ticari unsuruyla- bizim açımızdan, yani Adanaspor namına bir sınıf mücadelesinden başka bir şey değilken, bizim safları bu manada daha çok sıklaştırmamız icap ediyor her bir özgün kimliğimizle.

Gerçektir! Adanaspor şu liglerde, kötüyle ve kötülükle mücadele eden doğru ve esas adamı oynuyor. Ve macera devam ediyor, bu uzun filmin sonunu görmek için uyanık olmak gerekiyor.

(Tüm bunlardan da transfersiz, ciddi bir hedefi olmayan, küçültülmüş ve küçük düşürülmüş bir Adanaspora razı olduğumuz da anlaşılmasın...) 

Güzel Yurdum Adanasporum.

Maç öncesi sıkı bir hazırlık ve maç içi analiziyle Altınorduyu yenmek işten değildir.

Yeter ki diri olalım!

 eric cantona art ile ilgili görsel sonucu

Eric Cantona

Yazar: Editor
2018-12-03 04:48:54

Derbi sonrası oluşan olumlu hava, GKA açılması #BirBiletteBenden kampanyası

Hatayspor maçı öncesi kenetlenmeye adım atan camia, hepsi güzel ve olumlu hareketlerdi,

fakat yağmur bir felaketti.

Gün boyu yağan yağmur, maçın oynandığı dakikalarda da devam etti.

  • Bu tip saha şartlarına 
  • alışkın değildi Adanasporlu futbolcular, 
  • maçı 1 puanla bitirmeye razı oldular.

Kadroda yer alan 11 oyuncunun en iyileri, Kaleci Goran ve Onurdu. Bu da zaten maçın neden 0-0 bittiğinin açık ifadesidir.

Kadroda yer alan oyunculardan Berkan hala sorunlu şimdilik alternatifsiz,

Hakan, A.Kadir, Gökhan, Robert, Özkan, Veli vasat, Kone, Bumba felaketti.

  • Takımın ortasahası ve forvet hattı üretmeyen, 
  • yardımlaşmayan, defansa yardım etmeyen, 
  • ofansa hızlı çıkamayan oyunculardan kurulu  
  • ve ağır saha şartlarına rağmen 
  • yerden oynamaya çalışarak, 
  • skor üretecek pozisyon bulamadılar. 
  • Zaten maç istatistiğinde de gördüğümüz, 
  • kaleye atılan 3-5 şut 
  • ve iki tehlikeli atak dışında 
  • akılda kalan bir şey yok.

Bu mevcut kadro ile ligi, 13 ila 7. sırada bir yerlerde  bitiririz.

Maçın akılda kalan en pozitif tarafı 90 değil 120 dakika GKAyı inleten taraftarlardı.

Mahir Alev

Yazar: Editor
2018-12-01 21:18:25

Futbol namına söyleyecek çok fazla bir sözümüzün olmadığı bir karşılaşma oldu. Bu zeminde en fazla bu kadar olur. Galibiyet veya mağlubiyet halinde de büyük bir övgü veya eleştirimiz olmayacaktı mevcut şartlardan ötürü.

"Hatayspor biraz daha etkiliydi. Onlar farklı zeminde mi oynadılar?" klişesine hiç girmeyeceğim. Zira yerden oynama alışkanlığı olan takımı daha olumsuz etkiliyor bu tarz zeminler. Bumba ve Sazdağı gibi top sürme özelliği olan oyuncular bu özelliklerini kullanamadılar bu yüzden. Geride hazırlık pasları dahi yapılamadı, top takılıp kaldığı için. 

Hatayspor ise yüksek toplarla Caner Hüseyinin kanadını bulmaya çalıştı ve etkili atakları da bu şekilde gelişti.

Tek sitemimiz Ahmet Derelinin oyuna geç dahil olmasıydı. Hücum elemanları bu kadar etkisizken onun getireceği hareket her şeye rağmen galibiyeti getirebilirdi. 

Tatsız bir maçtı ve bu maçı baz alarak yapılacak performans analizinin yanlış olacağı görüşündeyim. Bunu geride bırakıp Altınordu maçına odaklanalım.

Ayrıca yönetim-taraftar arasında atılan olumlu adımları görmek güzel. GKA tribününün açılmasına karşılık nostalji formaya daha fazla ilgi gösterilerek bir jest de taraftardan gelir mi?

Halit Gürer  

Yazar: Editor
2018-11-30 18:18:09

Mücadele vardı ama hiçbir niteiği yoktu bu mücadelenin.

Yenilebilirdik bile. 

Maçın üstün takımı rakipti. 

Çok macera arıyoruz oyun şekliyle. 

Takımın gerçeğini hocamız görmezden gelemez. 

Şu üç haftadaki üç puan, bu oyun mantığında iyi bile. 

Kümede kalma yolunda güzel puanlar bunlar.  

Yazar: Editor