Foto Galeri / Yorum
2016-08-31 20:27:44

Dinizhinho Yedek forvet, kanat forvet, şurası burası taraftarda istek bitmiyor.

2 haftalık performansa bakarsak hücum bölgesinde transfere gerek var mı?

Edgar hazır değil, peki kim hazır?

Boyu posu Fernandaoya benziyor, şimdilik kafa vuruşlarını gördük ama Magaye ile birlikte ayağına da denk getirirse şutlarını da görürüz.

Hem gerekirse defansa da yardıma gider.

Savunmada yüklüyüz gerçi, Didi, Mauricio, Ousmane, Ethem, Yiğitcan, takım stoperler ordusu, Yakup gitti kurtuldu.

Başka açıdan bakarsak biz tanımıyoruz Dinizhinhoyu, rakipler hiç tanımıyor, onlar kornerleri çözene kadar 2 atsa,

3-4 tane de ayaktan atsa, tamam işte al sana forvet.

Tabi rakiplerin o sırada kaç tane atacağı şu an konumuz dışı.

Şaka bir yana Dimyat’a giderken Nduka ve Ucheden olmak diye bir atasözümüz oldu…

Gökmen Demirkaya

Yazar: Editor
2016-08-31 09:09:53

İlk iki haftayı geride bırakmışken, bazı oyuncularımız üzerinde incelemelerde bulunalım. 

İlk olarak Koman...

  1. Kadroda geçmişi en parlak oyuncumuz. 
  2. İtalyanın önde gelen takımlarından Sampdoriada uzun yıllar oynayan Koman, Rusya liginde ise Avrupa Ligine katılma hedefinde olan ve bunu başaran Krasnodar takımında forma giymişti. 
  3. Kariyeri kalitesini fazlasıyla ortaya koyuyor. 
  4. Geçtiğimiz iki maçta da farkını belli etti. Tekniği ve vizyonu ile ön planda olan oyuncu çalışkanlığı ile de dikkat çekti. 
  5. Bu sezonki en büyük kozumuz olmaya aday. 

Takımın yenilerinden Brezilyalı Ronei 

  1. ceza sahası çevresinde buluştuğu toplarda etkili oluyor. 
  2. Hem Bursaspor maçında hem de Kasımpaşa maçında gol pozisyonlarının içerisinde yer aldı. 
  3. Çabuk ve bilekleri hızlı bir oyuncu. 
  4. Uyum sağladıkça performansı da artacaktır. 

Magaye Gueye

  1. ilk iki haftada çabasıyla en çok takdir kazanan isimlerden. 
  2. Yakaladığı forma şansını iyi değerlendiriyor. 
  3. Pozisyona giriyor, 
  4. pozisyon yaratıyor 
  5. ve kullandığı duran toplarla rakibe tehlike çanları çalıyor. 
  6. Kullandığı kornerlerle iki tane asisti var. 
  7. Bir de girdiği gol pozisyonlarını daha iyi değerlendirebilseydi Süper Ligde ilk iki haftaya damgasını vuran isim olurdu.

Sürpriz golcümüz Dinize gelelim...

  1. Açıkçası TSYD Kupası performansı ile kafalarda soru işaretleri bırakmıştı. 
  2. Fakat golleri ve ligdeki performansı yüzleri güldürdü. 
  3. İlk maçta kendi mevkiisi olan stoper pozisyonunda görev yapan Diniz, ikinci maçta Didinin takıma dönmesi ile sol bek pozisyonuna geçti. 
  4. Kesiciliği konusunda sorun yok fakat ağır bir oyuncu olması sebebi ile zorda kalınmadığı sürece sol bek oynatılmaması taraftarıyım.

Sağ bek pozisyonunda görev yapan Digao

  1. yine takımın çalışkan oyuncularından. 
  2. İlk iki maçta bindirmeleri ile dikkat çekti. 
  3. Hatta Kasımpaşa maçında kaleci ile karşı karşıya bir pozisyon da yakaladı ama değerlendiremedi. 
  4. Ancak bu hücum sevdası bazen geride açık alan bırakmasına neden oluyor. 
  5. Bu konuda biraz daha dikkatli olmalı. 
  6. Emre Uğur döndükten sonra sağ açık olarak da görev yapabileceğine inanıyorum. 
  7. Zaten hücumu seven bir oyuncu gerideki sorumluluğu da azalırsa belki o pozisyonda daha fazla katkı verebilir diye düşünüyorum.

Halit Gürer

Yazar: Editor
2016-08-29 07:53:32

Önceki hafta ilk yarısını iyi oynadığımız maçı puansız kapattık. 

Bu hafta ise deplasmanda galibiyeti kaçıran taraf olduk. 

Gelecek için takımın umut vermesi ve verilen mücadelenin göz doldurması bir yana 

ama şu iki maçta daha fazla puan kazanabileceğimiz konusunda hayıflanmadan edemiyor insan. 

Azminde ve çalışkanlığında kusur bulamam ama Magayenin yakaladığı pozisyonları kampa daha erken katılmış ve hazır bir Edgar yakalasaydı ne olurdu? 

Ya da Cem Özdemirin bulunduğu kanatta henüz takıma transfer olmamış olan kaliteli bir kanat oyuncusu oynasaydı, 

şu iki maçtan sadece bir puan mı toplamış olurduk? 

Bu açıdan bakınca bence 3 puan zarardayız. Keşke eksikleri daha önce kapatabilseydik ve lige daha fazla puanla ve daha özgüvenli başlayabilseydik.

Geçen sezondan birçok oyuncu gitti ve yerine yenileri geldi. 

Ama Adanaspor, Mücadelespor olmayı bırakmadı. 

Yeni sezonda da en büyük silahımız o mücadele olacak.

Taraftara da bir parantez açalım. 

Tahriklere rağmen takımı desteklemekten başka hiç bir şeyle ilgilenmediler. 

Nitelik ve nicelik olarak en güzel deplasmanlardan birini gerçekleştirdiler. 

Taraftarların, Gaziantepspor maçında da bu nitelikli desteğini sürdürebilmesi için 

biletlere indirim yapılması isteğine kulak verilmesi gerektiğini düşünüyorum.

Milli maç arasının ardından oynanacak Gaziantepspor maçı çok önemli. 

Hem transferler tamamlanacak hem sakatlıkları süren Renan ve Emre Uğur hazır olacak, 

hem de yeni teknik direktörümüz ile ilk kez hazır bir şekilde maça çıkacağız.

O maçta alınacak galibiyetin bir serinin başlangıcı olmasını diliyoruz.

Halit Gürer

Yazar: Editor
2016-08-28 13:43:51

Krunoslav Jurčić Dinamo Zagrepte 1988 yılında futbolculuk hayatına başladı ve 1995 yılına kadar başarılı bir kariyer neticesinde Belçikaya Beverene transfer oldu.

Kısa bir süre sonra Hırvatistana döndü ve 1999 yılında tekrar yurtdışına İtalyaya transfer oldu, 3 sezon İtalya liginde çok uzun süre alamayıp kariyerini 2004 yılında Slaven kulübünde bitirdi.

Teknik adamlık kariyerine ise 3 sezon futbol oynadığı Istra kulübünde başladı ve ilk sezonunda kulüp tarihinin en iyi derecesi olan lig 6.lığı oldu.

Bir sonraki sezon jübile yaptığı Slaven kulüne geçti ve yine kulüp tarihinin rekorunu kırıp ligi 2. bitirdiler. 2009 yılında futbola başladığı Dinamoya döndü ve 3 şampiyonluk ve 1 Hırvat kupası kazandı.

2013 yılına kadar geçen sürede 3 kez gelip 3 kez ayrıldı Dinamodan.

Bu sürede Şampiyonlar ligi ve UEFA macerası oldu.

Jurcic en son Slovenya ligi takımlarından Mariboru çalıştırmış ve ayrıca 2012 yılında Hırvat milli takımında Teknik adam yardımcılığı da yapmıştır.

Kariyerinde futbolculuk olarak 4 lig şampiyonluğu, 3 kupa, teknik adamlık olarak 3 lig, 2 kupa, 1 süper kupa kazanan Kurnoslav 46 yaşında ve daima üst sıraları ve başarıyı hedefleyen bir profil çiziyor.

Uluslararası futbolculuk ve teknik adamlık kariyerine Türkiye sayfasını ekleyen Jurcic Adanaspor öncesi geçtiğimiz günlerde Polonya Şamipyonu Wisla Krakow ile görüşüp anlaşmasına rağmen Polonyalıların bazı sözlerde durmaması üzerine Hırvatistana dönmüş.

Avrupa şampiyonası boyunca TVlerde yorumculuk ve köşe yazarlığı da yapan Jurcicin İlk 2 sezonunda çalıştığı takımlara tarihinin en iyi derecelerini yaptırma başarısını burada yakalaması için Şampiyonluk gibi zor bir hedefi olacağını belirterek kendisine başarılar diliyoruz.

Gökmen Demirkaya

Yazar: Editor
2016-08-28 09:51:19

İyi olduğumuzu zannetmek yakın zamanda değilse de uzun lig maratonunda sorun yaratabilir.

  • İYİ, bir niteliktir
  • İyi Olduğunu Zannetmek ise 
  • bir yanılgıdır

Adanaspor bu iki maçta sıkı mücadele etti. Özetimiz bu! Örneğin Kasımpaşa maçında takım 110,5 kilometse koşmuş. Ronie 11,5 km ile en çok koşan futbolcu olmuş. Her futbolcumuz rakipteki mevkidaşından daha çok koşmuş. Buna rağmen neden kazanamadık?

  • Sahada, 
  • eksikleri olmayan 
  • hakikaten iyi bir Adanaspor olsaydı 
  • şu iki maçtan altı puan almamız 
  • mesele bile değildi. 
  • İddialı bir şekilde söyleyebiliriz bunu: 
  • Hazır olmayı geçtik, 
  • -çünkü kimse hazır değil-
  • eksiği olmayan bir takım
  • o beş puanı da hanemize yazardı.
  • Hem, 
  • Dinizin her maç gol atmasını beklemiyoruz herhalde!

Takım altı puanın sadece bir tanesini almış ve biz bununla mutlu oluyoruz.

Önce bu ezik hissiyattan kurtulmamız lazım. Adanasporun, Adanasporluluğun hak ettiği ruh hali bu olmamalı.

Tasamız sadece iyi bir Adanasporun oluşturulmasına dairdir.

  • Transferleri 
  • yerinde ve zamanında beklemek 
  • istemek ummak dilemek... 
  • ne derseniz deyin, 
  • bir aymazlık değildir herhalde. 
  • Zira tersi de iddia edilebilir.

Daha çok konuşacağız. Son sözü söylemek için çok erken.

Adanaspor bizi ortak bir sevinçte buluştursun yeter.

Neticede kimse hemfikir olmak zorunda değil.

Şimdi, ne olduğunu çok iyi bildiğimiz br Hoca gitti, ne olduğunu hiç bilmediğimiz bir Hoca geldi.

Yapacaklarını mutlaka sabırla bekleyeceğiz. Krunoslav Jurcic Hocayı övmek için dikkat kesileceğiz, iyi işler kotarmasını ümit edeceğiz.

Sonunda sevinen hepimiz olacağız.

Yazar: Editor
2016-08-27 18:54:54
  • Kasımpaşadan o rövanşın 
  • birinci ayağını almaya çok yaklaştık.
  • İlk yarıda yenen talihsiz bir gol, 
  • devamında kaçan üç net pozisyon...
  • Ve verilmeyen penaltı.
  • İkinci yarıda ise daha iddialı 
  • ve azimli bir Adanaspor vardı sahada.
  • Çok iyi bir futbol yoktu 
  • ama çok iyi bir mücadele vardı.
  • Sahada diri bir Adanaspor vardı.
  • Neymiş? 
  • Takım çalışmış! 
  • Sonra tebrik alkışları arasında
  • Guaye Guaye Guaye... diyeceğiz...
  • Alt ligin değil 
  • bu ligin futbolcusu olduğunu gösterdi. 
  • Şapka çıkarılacak bir mücadele vardı sahada.
  • Bu da kazanmamız gereken bir maçtı.
  • Kazanamamamızın sebebi, 
  • sahadaki futbolcular değildi, 
  • ihtiyaç duyulan transferlerin 
  • sahada olamamasıydı.
  • Eksiklerin bu milli arada tamamlanmasıyla 
  • ve söz konusu olan hocanın da gelmesiyle 
  • daha organize olmuş, 
  • hedefine giderken daha kontrollü 
  • ve planlı bir Adanasporu görmemiz mümkün.
  • Bu arada savunma Dinizin
  • gol vuruşlarına 
  • bir selam durmak da icap ediyor.

    Vira Güzel Yurdum Adanasporum. 

Yazar: Editor
2016-08-27 07:13:10

Bursa maçını, eve döndükten sonra eksiksiz 90 dakikayı TVden yine izleme fırsatı olmuştu. Pozisyon tekrarlarıyla takımı o maç için daha iyi görebilmiştik böylece.

Örneğin gollerde Hayrullah kadar ve belki ondan da fazla, Diniz hatalıydı. İki topta da rakiplerine vurma şansı tanıdı. Sebep? Ağır bir oyuncu olması.

Örneğin kaptanlarımızın oyuna pek katkısı olamadığını daha net gördük. 

Vieranın orada Dinizle pek bir şey yapamayacağını, Canberkin sos veren durumunu, kulübenin oyunu idrak edemediğini, Guayenin umulanın çok üzerinde ve duran topların fiyakalı ayağı olduğunu, Komanın klas futbolculuğunu, Ronienin güçlendikçe daha iyi olacağını, ama takımın ne kadar eksik ve üst düzey futbolculara ne çok ihtiyaç olduğunu... gördük.

En önemlisi bizim geçen seon rakiplere; Giresuna, Boluya, Samsuna, GBBye, Urfaya... hissettirdiğimizi rakibin bize hissettirmesiydi.

Nedir?

İyi oynadığımızı zannettik.

Geçen sezon biz bunu rakibe hissettiriyorduk ama maçı biz alıyorduk. Takımın potansiyelini bilen akılcı bir futbolla... Maçı tam süreye yaymayı bilerek. Oyunun akışını futbolcunun inisiyatifine bırakmadan, tam bir disiplinle ve kulübenin egemenliğini takımın üzerinde sürekli tutarak. 

Buna benzer bir taktik uygulamak acaba sonuç verir mi? Ki referansımız geçen sezondur. Tabi, koşulların değişmesiyle sonuçların da değişeceği prensibini hatırlamakta fayda var. Şimdi koşullar değişmiş durumda...  

Kontrolün yine bizde olduğu, mücadelenin doksan + dakikaya göre hesaplandığı, frikiklerin ve köşe vuruşlarının kıymetinin bilindiği bir taktikle, yenilmeyeceğimizi umuyoruz.

Olur mu?

Olur! 

Neticede bu yazı serisinin başlığı Kasımpaşadan Rövanşı Almaktır. 

Yazar: Editor
2016-08-26 06:28:37

Aradan dört yıl geçse de o malum maç önünde, sırasında ve sonrasında olan herşey hala dün gibi hafızalarda. O süreçte ilginç gelebilecek bazı şeyler de öğrendi Adanaspor taraftarları. 

Mesela o gürültüde, FAnın, sırtı kendisine dönük olan Barbarosun ona ettiği küfürü duyabilecek ses eşiğine sahip olduğunu ve bunun köfteci dükkanı ile hiçbir alakasının olmadığını, bir siyasi liderin isteğinin bir şehrin kaderinden daha önemli olduğunu ve bu sebepten ötürü kusura bakılmaması gerektiğini ve yine FAnın maçtan dört gün önce Kasımpaşalı yöneticiler ile görüşmesinin şike soruşturması kapsamına girecek kadar önemli olmadığını öğrendi Adanaspor taraftarları...

O maçı unutmayacağız.

En farklı galibiyetimiz bile unutturmayacak. Yine de taraftar bu maçtan bir galibiyet bekliyor.

Şimdiye bakalım.

Kasımpaşanın önceki senelerdeki şaşalı kadrosundan eser yok. Yıllarca harcanan yüksek meblağlar onları Avrupaya taşımaya yetmeyince mecburen küçülmeye gittiler ve bu da doğal olarak kadrolarının kalitesini düşürdü. 

Trabzonspor maçında ağırlıklı olarak kanatlarda oynayan Adem Büyük ve Tunay Torun üzerinden pozisyon üretmeye çalıştılar. Fakat bu taktiğin başarıya ulaştığı söylenemez. Takımın en önemlisi olarak görünen bu iki isim üretkenlikten uzaktılar. 

Savunmaları ise geçen hafta SOS verdi. Basit top kayıpları ve stoperler arasındaki uyum sorunu hat safhadaydı. Özellikle Titinin kötü bir maç çıkardığını vurgulayalım. Güçlü bir fiziğe sahip olan Edgar maça kadar hazır olursa mutlaka gol pozisyonları yakalayacağımızı düşünüyorum.

Adanaspor ise hala transferi tamamlayamadı. Beklenen kanat oyuncusu transferi hala gelmedi ve eğer Edgar hazır olursa, Magaye kanatta oynayabilecek en iyi isim gibi görünüyor.

Ayrıca Ramos transferi ve Didinin takıma geri dönmesi ile stoper pozisyonundaki oyuncu sayısı 7ye yükseldi. Hal böyle olunca da Renan Dinizi sol bek olarak değerlendirip o bölgede transferin kapatılacağı gibi bir algı oluştu. Bence yanlış bir tercih olur.

Çünkü rakiplerin hızlı kanat oyuncularına karşı stoper orijinli ağır bir oyuncu ile sıkıntı yaşarız diye düşünüyorum. Hem önünde oynayan Roneinin de savunma yönünün zayıf olduğunu hesaba katınca problemin daha da büyüyebileceğini öngörmek çok da zor olmasa gerek. Kadroda şans bulması zor olan stoperlerin en azından kiralık olarak gönderilip, yerine bir sol bek transferi yapılmasının gerekli olduğu görüşündeyim. 

Kasımpaşa karşısında alınacak bir galibiyetin hem 27 Mayısın intikamının alınması açısından hem de sezonunun geri kalanına ümitle bakabilmek adına çok önemli olacağı görüşündeyim. 


Cumartesi günü sezonun ilk galibiyetini almak dileği ile.

 

Halit Gürer

Yazar: Editor
2016-08-25 13:47:49

Her transfer döneminde eleştiriyoruz Başkanı. Bu sene eleştirmekle kalmayıp duygusal bağları da kopardık. Hayır saygısızlık yok. Ama o eski empati, anlayış, koruma ve kollama hissi yok. Olmayacak da.

Gün itibariyle durum böyleyken 27 Mayıs 2012 tarihli plafoff şampiyonluk maçında, Adanaspor Başkanının o yalnızlığını da yok saymayacağız. Onu unutmayacağız elbette. 

Maçtan sadece dört gün önce Kasımpaşaspor yönetimi değişmiş, bırakın Kasımpaşayı, istanbulu Tükiyenin en kalburüstü işadamları kulüp yönetime geçmişti:

Turgay Ciner, Ahmet Mishap Demircan, İhsan Kalkavan, Mübariz Mansimov Gurbanoğlu gibi isimler bazılarıdır bu yönetim kurulunun.

Kamera Kasımpaşa protokolünü gösterirken, bu kelli felli işadamlarının yanında dönemin en önemli siyasi figürleri, muktedirin ağır abileri de o kadraja girmişti. 

Adanaspor protokol tribününe gelen kamera Adanaspor Başkanından başka bir kişiyi bulamamıştı. Dirseklerini dizlerinin üzerine yaslamış, birazdan başlayacak olan kumpas hareketine, bir trajediye tanık olmayı hem kendi hem Adanaspor camiası adına çaresiz bir şekilde bekliyordu. 

Oynanmadan biten maçlar vardır.

TV yorumcusu Ömer Ü. de Kasımpaşa protokolünün bir başka ayağı olarak Adanasporun attığı her golde ahlar ve vahlar ederek dönemin Kasımpaşa TDsi Diyadin Metine fena sitem ediyordu mikrofonunda.

Netice itibariyle o maçın taraftarla birlikte en en çok kaybedeni olan Adanaspor Başkanı için de bu maç alınmalı.

Bir maçı almak için bu kadar gerekçe yetmez mi?

Biraz sağduyulu futbol.

Bize galibiyet için, bu manevi maçta yetebilecek! 

Yazar: Editor
2016-08-25 07:12:43

Levent Eriş için de yenmeli Kasımpaşasporu.

Teknik direktörlük kariyerini neredeyse bizimle bitiren bir adam.

  • Oysa 
  • 27 Mayıs 2012 tarihindeki maçta 
  • o kumpas olmasaydı 
  • ve takımın şampiyonluğuna 
  • engel olunmasaydı 
  • Levent Eriş de 
  • olağan kariyerini 
  • bir üst düzeye 
  • taşımış olacaktı. 

Şimdi ne yazık ki alt liglere düşmüş, hak ettiği yeri kaybetmiş bir futbol hayatına devam eden hoca konumunda.

(Burada böyle yazdık diye dilerim takımın başına yeniden getirilmez. O hesap ayrı, bu günler ayrı...)

  • Sonuçta 
  • bize hepimize olduğu gibi
  • ona da 
  • o maç itibariyle 
  • büyük bir haksızlık yapılmıştır.

Bu da hesap pusulasının bir kenarına not edilmeli.

Kasımpaşasporu Levent Eriş için de yenmeli.

Yazar: Editor