Foto Galeri / Yorum
2020-04-04 05:39:14

BBC Türkçeden Fundanur Öztürkün haberine göre, Koray İnşaatın İstanbul Çekmeköyde inşaatı devam eden Koray Kasaba 4. Etap Şantiyesinde çalışan işçilere, çalışırken koronavirüs kapmaları durumunda tüm sorumluluğun kendilerine ait olduğunu kabul ettiren bir taahhütname imzalatıldığı belirtiliyor.

Ne anlama geliyor bu?

Sizi ölene kadar çalıştırırız ve nedeni yok sayıp sonuca göre davranırız, ölmeseydin deriz, anlamına geliyor. Yıllardır yazıyoruz aç sınıfın laneti adına diye. Dünyada yaşanan her olay bir şekilde aynı ana fikre çıkıyor: Her şey bir tasnif sistemine çıkıyor, ne kadar inkâr edilse de, yok sayılsa da; evet her şey sınıfsaldır, hayatımızdaki her bir ayrıntı bu zümreler arasındaki en adaletsiz farka ve bu farkın korunmasına göre düzenlenmiştir.

Önlemlere bakın, işçiler için hiçbir şey yok. Küçük ölçekli işletmeleri, sahiplerini de ciddi anlamda koruyup kollayacak hiçbir devlet güvencesi yok, sigortasız çalışanların durumuna dair hiiiç bir fikir yok. Göçmenleri saymıyoruz bile.

Şu salgın meselesinde dünya neyle muhatap, biz neyle muhatabız?

Akp başkanı şöyle diyor örneğin, ne tür bir kaygıyla muhatap olduğumuz meselesinde:

Hayırla yad edilmek için bu günleri mihnet değil, fırsat bilip milletimizin gönül kapılarının bize sonuna kadar açılmasını sağlamalıyız.

Tabi bunu partili belediyelere diyor, muhalif belediyelerin çabaları bloke edilirken diyor.

Nedir?

Kendi istikbalinin kaygısında bir erk. Yani daha çok öyle, izler de bu yönde zaten.

Şu salgında bile uzmanların değil, siyasetin dediği son söz oluyor.

Salgını en az hasarla atlatma dileğiyle diyeceğim ama bu sorun dilek ve temenniler ötesinde, bilimsel ve akılcı önlemlerle aşılacak bir nitelik ve seviyede, ötesi laftan ibaret olur.

Yazar: Editor
2020-04-01 05:21:37
Dēor-hord: a medieval and modern bestiary
Yazar: Editor
2020-04-01 05:07:47

Aynı İçerikte ve Şekilde Düşünmeye Mecbur Edilmek

Şu salgını bile lehine yani siyaseten lehine çevirmeye çalışan bir irade var, evrensel önlemleri alın diye çağrı yapan insanları bir şekilde susturmaya çalışan.

Yahu işçiyi, küçük ölçekli işvereni de kapsayan ve ekonomik kaygıları da öteleyen bir şeyler yapın diyenler çeşitli baskılarla muhatap oluyor, biz büyük bir devletiz diyerek ve sadece bunun arkasına sığınıp hamaset edebiyatını din söyleminin yanına yerleştirerek ama bu büyük devletin güçsüz bir yönetimle zor durumlara sokulduğunu hiç fark etmeyerek ki çelişkileri aynı cümle içinde yaşayıp devletin yardımını uman halka IBAN numarası vererek bunun hemen yanında iki büyük şehrin yardım kampanyalarını bloke ederek itiraz edenleri tehdit ve tahkire uğratıp en iyi savunma hücumdur taktiğiyle onlara çeşitli yöntemlerle gözdağı vererek.

Of, uzadıkça uzuyor.

İnsanlar işlerin ters gittiğini görüyor ve uyarıyor. Bu kadar. Bunun karşılığı muktedirin şu tavrı asla olamaz.

Görünen ne biliyor musunuz? Şu salgın meselesinde bile kendi iktidarlarının bekasını düşünüyorlar hala, memleket ve 82 milyon vatandaş yerine.

Yazar: Editor
2020-03-29 08:23:50

Slovaj Zizek, Koronavirüsle mücadele etmek için küresel Komünist tedbirlere ihtiyaç var dedi, bunu Seyfi, yoksa orman kanunları diyerek geliştirdi. Fatih Yaşlı da ya sosyalizm ya barbarlık diye pekiştirdi konuyu.

Örneğin işçi servisleri yola çıkmak zorunda. Çünkü sermayenin çarklarına dönüştürülmüş işçiler onlar, bu manada virüs nesnelere etki etmez, deniyor adeta.

Canı pahasına işini yapan sağlıkçılar öte yanda duruyor yakın geleceğin trajedisinin habercileri olarak, kendi adlarına da ne yazık ki.

Sınıf bilinci her zaman önemlidir, böyle günlerde ve devamında daha da önem kazanacak bir olgu.

İnsanlığın kurtuluşu bu bilincin olağan tavır ve hayat biçimi olmasından geçecek.

Çünkü salgınlarda da önce yoksullar ölür.

Yazar: Editor
2020-03-29 08:22:53
Kapitalizm artık özgürlüğü kaldıramaz – Slavoj Žižek – Dünyadan Çeviri
Yazar: Editor
2020-03-28 05:56:23

Çoğu zaman kendi yarattığı koşullardan, bazen de bugünlerde olduğu gibi dünyanın içine düştüğü kaostan dolayı uzun zamandır mevcut olan hükümet zorda kalınca aynı gemideyiz acil müdahale kitini yandaşlar ve troller aracılığıyla piyasaya sürüyor olası tepkileri en aza indirmek için; başta muhalefet ve bazı entelektüel kesimler, yine daha çok yancı sanatçı tayfası bu çağrıya eko olmakta gecikmiyor, bu zor günlerde siyaset olmaz deyip ama muktedirin her durumdan kendine siyasi bir pozisyon alma telaşını görmeyip görmezden gelip göremeyip.

Nasıl işse? Bir inşaat firması bu zor günlerde işçilerine ekmek arası ıspanak vermekten hicap etmiyor ama. Yani ne kadar faydalı olabilir ki ekmek arası bir kepçe ıspanak?

Yandaş iş adamı yatırımcı bir kulüp başkanı tek kalemde kendine ve ailesine ve yakınlarına, milletin kırıldığı şu zor günlerde, 125 korona tanı testini alabiliyor ve biz aynı gemide aynı dalgalarla mı boğuşuyoruz, aynı ligde aynı bütçeyle mi mücadele ediyoruz?

İbadethaneler bir önlem için kapatılıyor ama seçilmiş en özel yandaşlarla belli aralıklarla saf tutuluyor, kendilerini halktan olabildiğince soyutlayarak.

Havuzlu villalardan evde kal çağrısı yapılıyor, elinde gitarla pis pis sırıtan Mazhar, diz dize sanatçı(!) sevgililer, paraya para demeyenler; öte tarafta küçük tekneleriyle kayalara vurmamaya çalışan insanlar; İşten çıkarmalar, ücretsiz izinler…

Kimseye bir şey olmasın, ülkemiz ve bütün dünya bu salgını en az hasarla atlatsın. Bu mücadele ülkemizde de hükümetin sorumluluğunda olmalı halkı kollayarak, yandaşa imtiyaz sağlamadan, herkesin derdine derman olarak.

Yazar: Editor
2020-03-27 06:49:04

Bu da bir savaş, dedikleri gibi, göremediğimiz bir düşmanla savaş ve aşağıda sıralananlar da savaş fırsatçılığı.

Kolonya fiyatlarının uçması.

Kanalistanbul ihalesi.

Makarnanın adeta karaborsaya düşmesi.

Sendikal faaliyetlerin durdurulması, sendikaların toplu sözleşme, grev hakkının elinden alınması.

Keyfi ürün zamları.

İşten çıkarmalar.

Kayyum atamaları.

Ücretli öğretmenin ücretini kesme.

Stokçuluk.

Koruma altındaki doğal alanların korumasının kaldırılması.

Bazı vakıflara para desteği.

Cinsel suçlara ceza indirimi.

Yazar: Editor
2020-03-23 09:53:53

Uzmanların belirttiği farklar.

Basından!

NEZLE

Şiddetli burun akıntısı, hapşırık, hırıltı, gözlerde kızarıklık, kaşıntı, baş ve boğaz ağrısı

ALERJİ

Kuru öksürük, hapşırık, hırıltı, gözlerde kızarıklık, kaşıntı

GRİP

Ani ateş, kuru öksürük, baş ve boğaz ağrısı, halsizlik

KOVİD-19:

  1. Ani ateş
  2. kuru öksürük
  3. halsizlik
  4. nefes darlığı
Yazar: Editor
2020-03-21 05:47:19

Durum ortada, insanları korkuya sürükleyen ve onları evlerine kapanmaya zorlayan Corona salgını ciddi sonuçlar yaratacak şekilde devam ediyor.

Virüsün hayati yönden tehdit ettiği kitle sınırlı olsa da tehdit altında olan bu insanlara hastalık bulaştıracak sayı nerdeyse sınırsız veya dünya nüfusu kadar sınırlı.

Geç de olsa önlemler alınıyor dünyada. Pandemi ilanı örneğin, sokağa çıkmayın önerileri, bunu uygulamaya zorlama çabası.

Ve daha birçok kişisel önlem, mücadele saflarını oluşturuyor.

Peki çalışanların, çalışmak zorundaki insanların durumu ne olacak?

Esnafın?

Küçük ölçekli işletmecilerin ekonomik kaygıları nerede karantinaya alınacak?

Hükümet bir salgınla mücadele paketi sundu, içinde vatandaşa dair hiçbir şey yok yani yukarıda bahsettiğimiz insanlara mobilyacılara, konfeksiyonculara, lokantalarını kapatmak zorunda kalanlara, kuyumculara, hiçbir güvencesi olmadan çalışanlara, göçmenlere ki onlar da hastalanır ve onlar da hastalık taşır en düz şekilde bakınca, nakliyecilere, demircilere, postacılara, kısacası eve bir şekilde ekmek götürmek ve az öncesinde de maaş, vergi, kira, kredi borcu ödemek zorunda olanlar için hiçbir şey yok tedbir olarak.

Oysa devlet erki Hisarcıklıoğlu neşesine değil halkın sağlık ve ekonomi kaygılarına odaklanmalıydı.

Kişisel önlemler bir yere kadar.

Devlet, halkından sorumludur ve bu olağanüstü durumlar için vardır.

Halktan alınan vergiler aynı zamanda bu günler içindir.

Bir alıntıyla bitirelim:

“Bireyin yapabilecekleri kısıtlı.

Burada esas görev devlette! Her gün ailesini geçindirmek için çalışmak zorunda olan bir insan, nasıl evde otursun?

Ya da Covid-19 çıkmadan önce asgari ücretle yaşam mücadelesi veren, şimdi salgın günlerinde nasıl iyi beslensin?

Önlemlerin çok fazla ayağı var ve devlete, belediyelere çok büyük görev düşüyor.”

Yazar: Editor
2020-03-18 21:30:54

Korona.

Ciddi bir mesele olarak geliyor.

Almanya Başbakanı Merkel. 2.Dünya savaşından beri karşılaştığımız en büyük sorun diyor.

Yani dua veya tevekkülle işi çözmeye çalışmıyor. Ciddi bir tehlike var ortada, buna temas ediyor.

Takip ettiğimiz kadar gördüğümüz şu: Bütün dünya tehlikenin farkında ve bilimsel önlemler peşinde.

Ve dayanışma içinde.

Örneğin Küba gücünün yettiği yere ulaşma derdinde. Ne güzel bir dert.

Biz Hisacıklıoğlunun keyfinin derdindeyiz. Görünen o.

Somut hiçbir şey yok.

Vaka sayısı bilinmiyor.

Hastalar hangi şehirlerde bilinmiyor.

Neler olabilir acaba, hiç bilinmiyor.

Öngörü sis pus içinde.

Ama kahraman bir sağlık bakanımız var örneğin ve ötesi.

Futbola gelirsek.

Şunu kabul etmeliyiz. Normal şartlar altında biz küme düştük. Yapacak bir şey yok.

Ama yapacak müthiş bir iş var bunun yanında.

Salgına rağmen ligleri iptal etmeyen bir federasyon var, galiba Trabzonu şampiyon ilan etme fırsatını kaçırmamak için.

Neyse.

Biz Adanaspor olarak ne yapabiliriz?

Şu koşullarda maçlara çıkmamak en önemli mesajdır.

Liglerin iptal edilmesini umup paçayı kurtarmaya çalışmadan, maçlara hiç çıkmayarak bunu kendimiz çözebiliriz.

En dürüst hareketle.

Maçlara çıkmıyoruz ve küme düşmeyi bu manada göze alıyoruz, diyerek.

Kırıl ama eğilme.

Maçlara çıkma.

Güzel Yurdum Adanasporum.

Yazar: Editor